top of page

Yaşayarak Başlayan Annelik: İlk Durak, İlk 6 Ay

  • Yazarın fotoğrafı: Aybike Yavuzoğlu
    Aybike Yavuzoğlu
  • 29 Tem 2025
  • 4 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 Ağu 2025

Her doğum bir başlangıç olabilir ama her annelik aynı anda başlamaz… Bu satırlar, anneliği deneyimle içselleştirmenin hiç de garip olmadığını hatırlatmak için yazıldı. Hadi gelin, doğumdan sonra gelen duygulara birlikte yer açalım.


Yaşayarak Başlayan Annelik: İlk Durak, İlk 6 Ay

15 Ocak 2025 - Demir'in dünyadaki ilk günü

Fotoğraf : Fatmanur Aktaş İleri @analogfilmstory


Hamile olduğunuzu öğrendiğinizde içinize dolan o güzel heyecanların yanında, birden herkesin hamilelik deneyimini dinler hale geliyorsunuz. Sanki herkesin süreci aynıymış gibi... Oysa nasıl ki her doğum birbirinin aynısı değilse, her hamilelik de bir o kadar farklı. Bu sürecin size özel olduğunu anlamak zaman alıyor. Belki de bunu gerçekten kavramak, doğum sonrası süreci anlamak kadar uzun sürüyor desem çok da yanlış olmaz. Bunu negatif bir yerden söylemiyorum elbette; çünkü “annelik” zaten doğuştan içimizde var olan bir içgörüyle şekilleniyor. Ama bu içgörü, zamanla, deneyimle, yaşadıkça büyüyor. Şimdi biraz daha samimi bir sohbetin kapılarını aralayacağım. Anneliği hayatına çok yeni katmış bir kadının, durup soluklanmadan devam ettiği bir yolculuğa çıkaracağım sizi.

Yaşayarak Başlayan Annelik: İlk Durak, İlk 6 Ay
14 Şubat -Demir 1. ayında

İlk His

Annelik, ne bir anda “başlayan” bir duygu ne de birkaç emzirme seansıyla ya da uykusuz gecelerle içselleşen bir kimlikmiş. Demir’in ilk kez hastalandığı o gün; bizim için kısacık bir zamanda geçecek gibi görünen o hastalık, Demir için hastane süreciyle geçmek zorunda kaldı. İşte o zaman içimde tarif edemeyeceğim bir korku, panik ve aynı anda onu koruma dürtüsüyle tanıştım. O an ne kadar az şey bildiğimi ama ne kadar büyük bir sevgiyle dolu olduğumu hissettim. İşte tam olarak o zaman, doğrularıyla yanlışlarıyla artık gerçekten anne olduğumu fark etmiştim. Beni bekleyen uzun yolculuğun ilk adımını atmıştım.


'Ben aslında sadece anne olmuştum; hâlâ aynı ben

ve arkadaşlarıyla hâlâ aynı eğlence anlayışına sahip bir kişiydim. '


Sosyal Yalnızlık

Bu süreçte anne-bebek üzerine o kadar kitap okudum ki… Doğumdan önce, Demir hayatıma girdiğinde nelerin değişebileceğini az çok tahmin edebiliyordum. Hem onun sağlıklı büyümesi hem de kendi zihinsel gücümü koruyabilmek için elimden geleni yaptım. Bu sayede birçok fikre çok hazırlıklıydım ama bir şeye hiç hazırlıklı değilmişim: sosyal yalnızlığa. Ailelerinizin ya da sevdiklerinizin olmadığı bir yalnızlıktan bahsetmiyorum. Zaten etrafınızda hep sevdikleriniz, dostlarınız oluyor. Sosyal yalnızlık adını koyduğum bu terimi belki şöyle ifade edebilirim:

Yaşayarak Başlayan Annelik: İlk Durak, İlk 6 Ay
23 Nisan- Demir 3. ayında

Bir dönem anne olan ve “Neden aramıyor?” dediğim arkadaşlarımın aslında ne kadar kırılgan olduklarını şimdi çok daha iyi anlıyorum. Çünkü ben de anne olduktan sonra arkadaşları tarafından “rahatsız edilmemesi gereken” kişi oldum. Oysa ki bir insanın tam tersini isteyebileceğini anne olduktan sonra çok daha iyi anladım. Ben aslında sadece anne olmuştum; hâlâ aynı ben ve arkadaşlarıyla hâlâ aynı eğlence anlayışına sahip bir kişiydim. Bunu size anlaşılabilir bir örnek olsun diye söylüyorum. Bir taraftan, bu açıdan kimseye kırgın olmuyorsunuz. Çünkü kimsenin bu durumda bunları isteyebileceğinizi düşünmesini bekleyemezsiniz; ne de olsa herkesin gözünde annelik farklı bir evreydi.

Yaşayarak Başlayan Annelik: İlk Durak, İlk 6 Ay
23 Şubat- Demir 40 günlük

'Mükemmel olmaya çalışmak değil, mükemmel olmamaya izin vermek daha özgürleştiriciymiş.'


Asla ‘Asla Yapmam’ Deme

Anne olmadan önce birçok şeye “Asla yapmam.” diyorsunuz. Ben mesela, “Ayağımda sallamam!” diyordum — ama salladım. “Yanımda yatırmam.” diyordum — ama sadece biraz uyuyabilmek için zaman zaman yanımda uyuttum. Uyku eğitimi için, “Ağlar ama ben dayanırım.” dedim. Annelik işte… Yapamadım. Üçüncü günde pes ettim ve “Ne zaman isterse, o zaman uyusun.” moduna geçtim. Daha sayamayacağım o kadar çok “Asla yapmam.” dediğim şey var ki! Hepsi birer birer silindi. En sonunda şunu fark ettim: Mükemmel olmaya çalışmak değil, mükemmel olmamaya izin vermek daha özgürleştiriciymiş. Mükemmel olmamayı öğrenmek sadece bir birey yetiştirirken değil, kendinle olan ilişkinde de etkili oluyor. Hamileliğimde çok fazla kilo almama rağmen bedenim artık eskisi gibi değildi. Başlarda benim karakterimdeki biri için bunun problem olmayacağını sandım. Yalan söyleyemeyeceğim; doğumdan sonra üzerimde kalan kiloyla kendimi sevmekte zorlandım ve ilk zamanlarda bu benim için büyük bir problemdi.

Yaşayarak Başlayan Annelik: İlk Durak, İlk 6 Ay
15 Mayıs- Demir 4. ayında

Aynaya baktığımda “ben”i değil, değişmiş bir bedeni görüyordum. Şimdi ise bunun bir geçiş süreci olduğunu biliyorum. Nasıl öğrendim, orasını hiç bilmiyorum… Belki eşim — ben bedenimi sevmezken ve uzaklaşırken — o her defasında sarıp sarmaladığı için fark etmeden beni bu buhrandan çıkardı. Bilmiyorum. Şimdi kilo alıyorum, veriyorum. Ama artık bu iniş çıkışlara daha pozitif bir yerden bakıyorum. Çünkü bu yeni beni ve bedenimi hiç olmadığım kadar seviyorum.

Yaşayarak Başlayan Annelik: İlk Durak, İlk 6 Ay
14 Mart- Demir 2. ayında

'Hissettikleriniz geçerli, yolculuğunuz yeterince özel.'


Beraber Büyümek

Şimdi, Demir’le altı ayı geride bırakırken, sanki Demir daha dün doğmuş gibi geliyor. Zaman su gibi akarken ben, her gün yeni bir şey öğreniyorum. Şu sıralar çok ağlıyor mesela… Belki diş çıkarıyor, belki ek gıdaya geçişi kabullenemiyor, belki de sadece anne sütünden ayrılmak istemiyor. Yani şu sıralar birbirimizin dilinden anlayamadığımız bir durakta takılı kaldık. O ağlıyor, ben de çoğu zaman onunla birlikte. Sonra duruyoruz, sakinliyoruz ve tekrar onun bir gülüşüyle tüm dengemiz yeniden kuruluyor. O anda salgılanan mutluluk, umut ve sevgi sayesinde kalbimin

içindeki tüm ışıklar tekrar yanıyor. Her seferinde güç buluyorum ve kendime yine aynı şeyi söylüyorum: “İyi ki.


Aynı Duyguda Aynı Durakta

Annelik, temelde hepimiz için sabrın, sevginin ve kendini baştan yaratmanın bir yolculuğu… Bir günü bir gününü tutmayan ama her günü bir şey öğreten bir deneyim. Başından beri hepimizin yolculuğunun ve deneyiminin ne kadar farklı olduğunu savunsam da, hissedilen bazı duygular bizi aynı durakta buluşturuyor.

Yaşayarak Başlayan Annelik: İlk Durak, İlk 6 Ay
20 Ocak- Demir 6 günlük

Farklı hikâyelerden bahsederken, aynı duygunun yolundan geçtiğimizi okurken, dinlerken ya da bir satıra denk geldiğimizde anlıyoruz. Ve zaman zaman “Ben de böyle hissetmiştim.” diyebilmeyi istiyoruz. Çünkü annelik, benim için de sizin için de yalnızca bir kimlik değil; bundan sonraki hayatınızda sessizce ilerleyecek duygunun güçlü bir yansıması. Bu satırları okuyan her anne ve anne adayı için söylüyorum: Hissettikleriniz geçerli, yolculuğunuz yeterince özel.


Yorumlar


Bu gönderiye yorum yapmak artık mümkün değil. Daha fazla bilgi için site sahibiyle iletişime geçin.
bottom of page