Filmekimi 2026: Son Hafta Sonunda Radarımıza Giren 4 Film
Filmekimi’nin İstanbul programı sona yaklaşırken aidiyetten medya etiğine, aileden insan ve teknoloji ilişkisine uzanan dört yapım, festivalin final hafta sonunda izleyiciyle buluşuyor.

Ata Yurdu
İKSV tarafından düzenlenen Filmekimi 2026, 18 Ekim’e kadar İstanbul’da sinemaseverlerle buluşmaya devam ediyor. Cannes, Venedik ve Londra gibi uluslararası festivallerin programlarında öne çıkan yapımları İstanbul’a taşıyan seçkiden, gösterimleri devam eden dört filmi radarımıza aldık. Yönetmenleri, öne çıkan özellikleri ve kalan İstanbul gösterimleriyle festivalin son günlerinde not edebileceğiniz filmler şöyle:
Filmekimi 2026 Seçkisinden Son Hafta Sonu İçin 4 Film

1. Bucking Fastard
Yönetmen: Werner Herzog
Gerçek hayattaki ikiz kardeşler Joan ve Jean Holbrooke’un hikâyesinden esinlenen film, birbirinden ayrılmaz iki insanın dünyasına odaklanıyor. Dünya prömiyerini Venedik Film Festivali’nde yapan ve Altın Aslan için yarışan yapımda kimlik, bireysellik ve iki insan arasındaki sınırların nasıl kurulduğu öne çıkıyor. Werner Herzog’un yedi yıl aradan sonra kurmaca sinemaya dönüşünü temsil eden film, yönetmenin huzursuz edici dünyasını merak edenler için festivalin dikkat çeken yapımlarından biri.
İstanbul gösterimleri:
17 Ekim, 16.00 — Paribu Art
17 Ekim, 21.30 — City’s CineWAM Nişantaşı

2. Klara ile Güneş
Yönetmen: Taika Waititi
Kazuo Ishiguro’nun aynı adlı romanından uyarlanan film, insanlara arkadaşlık etmek üzere tasarlanmış bir androidin hikâyesi üzerinden yalnızlık ve aidiyet kavramlarını ele alıyor. İnsan ile teknoloji arasındaki sınırları duygusal bağlar üzerinden tartışmaya açan yapım, dünya prömiyerini BFI Londra Film Festivali’nde gerçekleştirdi. Taika Waititi’nin Ishiguro’nun dünyasını nasıl yorumladığını görmek, filmi radarımıza almamızın başlıca nedenlerinden biri.
İstanbul gösterimleri:
16 Ekim, 19.00 — City’s CineWAM Nişantaşı
18 Ekim, 13.00 — Kadıköy Sineması
18 Ekim, 16.00 — Atlas 1948

3. Primetime
Yönetmen: Lance Oppenheim
Gerçek suçları televizyon eğlencesine dönüştüren bir programdan hareket eden Primetime; gazetecilik etiğini, adaleti ve izleyici kültürünü gündeme getiriyor. Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan için yarışan film, suçun medya tarafından nasıl sunulduğunu ve zamanla nasıl seyirlik bir içeriğe dönüştüğünü sorguluyor. Gerçek suç anlatılarına yalnızca hikâye üzerinden değil, onları tüketme biçimimiz üzerinden de yaklaşması filmi seçkide öne çıkarıyor.
İstanbul gösterimleri:
17 Ekim, 16.00 — Atlas 1948
17 Ekim, 21.30 — Paribu Art

4. Ata Yurdu
Yönetmen: Paweł Pawlikowski
Thomas Mann’ın İkinci Dünya Savaşı sonrasında Almanya’ya dönüşünü izleyen film; vatan, aidiyet, suçluluk ve aile kavramlarını bir araya getiriyor. Cannes Film Festivali’nde Paweł Pawlikowski’ye En İyi Yönetmen Ödülü’nü getiren ve Polonya’nın Oscar adayı olan yapım, kişisel hafızayla tarihsel sorumluluk arasındaki ilişkiyi öne çıkarıyor. Pawlikowski’nin siyah-beyaz görsel dünyasıyla tarihsel bir kırılmaya kişisel bir yolculuk üzerinden bakması, Ata Yurdu’nu festivalin merak uyandıran filmleri arasına taşıyor.
İstanbul gösterimi:
17 Ekim, 13.00 — City’s CineWAM Nişantaşı
Filmekimi’nin İstanbul’daki son günlerine girerken bu dört yapım, farklı anlatıları ve sinema yaklaşımlarıyla programda yer açmaya değer seçenekler sunuyor. Gösterim saatlerini ve güncel bilet durumunu kontrol ederek festivalin final hafta sonu için kendi seçkinizi oluşturabilirsiniz.


Yorumlar