Feminenliğin Yeni Dönemi: Oversize’lar Küçülüyor Mu?
- Aybike Yavuzoğlu
- 3 Kas 2025
- 2 dakikada okunur
Oversize siluetler dönemine göre uyumlanıyor, form değiştiriyor ve bilinçleniyor. Feminenliğin yeni dönemi şimdi başlıyor.

Oversize siluetler bir dönemin özgürlük sembolüydü.Bol pantolonlar, geniş omuzlu ceketler, erkeksi gömlekler… Kadın giyiminin alışılmış standart kalıplarını kıran ve bedeni sarmak yerine kamufle eden bu anlayış; hem rahatlık arzusunun hem de feminenliğin yeniden tanımlanışının en güçlü yansımalarından biri oldu. Zaman geçtikçe parçalar büyüdü, genişledi ve beden algısını tamamen yitirdi. Her güzel şey gibi oversize kalıplar da zamanla alışılmış bir stile dönüştü. Modasını kaybetmedi ama yeni stil anlayışlarına da baskın gelmedi. Oversize’lar dolaplarda gezinmeye devam ederken şimdi sahnede yeni bir soru var: Oversize’lar küçülüyor mu?

Oversize’ın Zaman Yolculuğu
Zamanı çok değil, biraz geriye alalım ve 2020’lerin başına konumlanalım. O dönemde moda, konforu özgürlükle eşitlemiş bir yerdeydi. Pandeminin hayatımıza dahil olmasıyla birlikte evden çalışma kültürü, mental sağlık söylemleri ve body positivity hareketi sıklıkla kulaklarda yankılanırken bedenimize de bir mesaj bıraktı: “Bol giyinmek.”Bu mesaj, birçok kişi için kabul görmüş bir manifestoya dönüştü.
2025 yılına geldiğimizde ise tablo değişmeye başladı. Heuritech’in SS25 trend raporuna göre, kadın giyimde “aşırı hacimli” siluetler yerini daha dengeli, yapılandırılmış ve formu belli eden parçalara bırakıyor. Artık mesele sadece “rahatlık” değil; rahatlığın içinde “şekil” bulmak.Geniş kesimler hâlâ varlığını koruyor ama artık daha bilinçli bir yerden gardıroplara giriyor: bel çizgisi hafif belirgin, omuz hatları ölçülü, uzunluklar kontrollü. Bu geçiş, alıcılar için feminenliğin yeni tanımına güçlü bir ipucu sunuyor.

Yeni Dönem Feminenlik
Feminenlik yıllarca kıvrımların vurgulandığı dar siluetlerle özdeşleştirildi. Fakat “oversize” trendiyle birlikte bu kalıp bozuldu; “kadınsı” olmak bedenin şekliyle değil, tavırla ve duruşla bütünleşen bir kavrama dönüştü.Bugün moda dünyasındaki markaları incelediğimizde, feminenliği yeniden inşa ettiklerini görebiliyoruz. Bir blazer’ın içine gizlenmiş zarafet, hacimli bir gömleğin altına sıkıştırılmış kemer, geniş paçalı pantolonun üstündeki minimal top… Hepsi oldukça feminen ama aynı zamanda da güçlü çizgilerin yeni temsilcileri. Ne tamamen dar, ne tamamen salaş; oran ve yapı dengesinin feminenliğe yeni bir derinlik kattığı dönem.
Küçülmüyor, Bilinçleniyor
Bu dönüşüm, oversize devrinin kapanacağı anlamına gelmiyor.Aslında oversize’lar hâlâ
gardırobumuzun en ulaşılabilir yerinde; sadece daha ölçülü ve bilinçli bir kalıpta. Artık oversize bir parça giyinmek “aykırılık” değil, her bedenin karakter göstergesi.Bu yeni oversize döneminde kadınlar, hem formdan hem de kalıpları özgür bırakma anlayışından vazgeçmiyor ; sadece ikisi arasında yeni bir denge oluşturuyorlar.

Dengeli Kalıplar
Siluetlerin zamanla form değiştirmesi aslında yalnızca estetik bir mesele değil; zarafetin ve güçlü duran kalıpların aynı çizgide yorumlanması.Kadınlar stillerinde ne tamamen erkeksi ne de klasik feminen bir yumuşaklık tercih ediyor. Bu yeni dönemde, ikisinin dengeli ama güçlü bir tavırda olmasının peşindeler. Formlarını akışkan kumaşlarla korurken “görünmek” kadar “hissetmekle” de ilgileniyorlar.Yani aslında kadınlar için yeni feminenlik tanımı tam olarak bu.
Formların Yeni Dili
Oversize kalıplar aslında geçmişin trendi, günümüzün modası desek çok da yanlış olmaz.Fakat 2020’lerin başında oversize formlar toplumsal baskılara bir başkaldırıydı. Günümüze geldiğimizde ise kendi dilini bulmuş: daha dengeli, daha bilinçli ve çok daha güçlü.Yani aslında siluetler küçülmüyor; zamanına ve dönemine uygun şekilde evriliyor. Kadın duruşuna denk bir biçimde kalıplar yeniden şekilleniyor.














Yorumlar